Kader sandığın şeylerin çoğunun, aslında ertelediğin kararlar olduğunu fark ettiğin yerden…
Bazen yanlış olduğunu bilirsin. Sonunun iyi bitmeyeceğini de. Hatta daha en başta içinde bir ses “buradan hayır çıkmaz” der. Ama yine de adım atarsın. Bu bir saflık değil. Bu, insan olmanın karanlık ama çok insani bir tarafı.
1- Tanıdık Olan Güvenli Hissettirir
Beyin mutluluğu değil, tanıdıklığı sever. Daha önce yaşanmış bir acı, bilinmeyen bir ihtimalden daha az korkutucudur. Aynı ilişki dinamiği, aynı hayal kırıklığı, aynı beklenti… Bu yüzden insan bazen “bildiğim yerden yaralanayım” der.
2- Tamamlanmamış Hikâyeler Zihni Meşgul Eder
Yarım kalan şeyler ağırdır. Bir kapanış olmadığında insan onu tamamlamak ister. “Bu sefer farklı olacak” umudu, çoğu zaman geçmişte alamadığın cevabın peşinden gitmektir. Ama çoğu hikâye, aynı yerden kapanır.
3- Kendimizi İspat Etme İhtiyacı
Bazen seçim karşımızdakiyle ilgili değildir. Kendimizle ilgilidir. “Bu kez sevilmeye değer olacağım.” “Bu kez anlaşılacağım.” “Bu kez yeterli olacağım.” Bu cümleler fark edilmeden seçimi yönetir.
4- Umut, Gerçekten Daha Gürültülüdür
Gerçek sessizdir. Umut bağırır. Umut; işaretleri görmezden gelmeni, kırmızı bayrakları romantize etmeni sağlar. Ve insan çoğu zaman gerçeği değil, umudu seçer.
5- Sınır Koymanın Yalnızlığı
Yanlış bir seçimin bedeli acıdır. Doğru bir seçimin bedeli bazen yalnızlık. Ve bu herkesin göze alabileceği bir şey değildir. Aynı döngü, yalnız kalma ihtimalinden daha az korkutucudur.
6- Değişim Kimliği Tehdit Eder
Değişmek sadece davranışı değil, kendinle ilgili anlattığın hikâyeyi de bozar. “Ben böyleyim” dediğin yerden çıkmak, kim olduğunu yeniden tanımlamak demektir. Ve bu ciddi bir cesaret ister.
İnsan bile bile aynı seçimi yapar çünkü o seçim bir zamanlar onu hayatta tutmuştur; ama bir şey seni geçmişte korudu diye, gelecekte de taşımak zorunda değilsin.


