Bu gün yine günlerden Ceyda;
Bu sefer okul hayatımla karşınızdayım. 1999-2000 senesinde Şükran Ülgezen Anaokulunda eğitim öğretime ilk adımı attım. Yıl sonu gösterisinde de oldukça başarılı bir iş çıkarttım. Hatta ilk Şirine olma deneyimimdi.
2001-2008 yıllarında Recaizade Ekrem İlk Öğretim Okulunda okudum. Hiç ders çalışmadığımı düşünen annemin beni ”bu kız ders çalışmıyor” diye şikayet ettiği sene 6. sınıflardan kimse ders çalışmamış ki dönemi 1. olarak bitirdim. Okul hayatımın bitsin diye dua ettiğim tek dönemi 8. sınıf dönemiydi. Hayırlısıyla onu da bitirdim.
2009-2012 yılları artık lise hayatıma başladığım kafamda hedeflerime yaklaştığımı düşündüğüm ama aslında yolun çok başında olduğumu çok sonradan fark ettiğim bir dönemdi.
Hayatı,insanları,sevmeyi,değer vermeyi,yardımlaşmayı bu seneler içerisinde öğrenmeye başladım. Öğrendim diyemiyorum çünkü; öğrendim demenin sorumluluğu çok başka bir durum. Her yeni gün bildiğin şeylerin değişmesine,kalıplarının kırılmasına vesile oluyormuş…
Lise hayatımın bana öğrettiği en büyük ders; hedefler,kararlar ve yapacakların zamana mekana göre değişir.Onlar değişmese de sen değişirsin. Liseye başlarken seçtiğim okul ve bölüm geleceğin meslekleri arasında bulunan ‘Kimya Teknolojisi Bölümü’ İstanbul’daki tek kimya bölümü olan Mehmet Rıfat Evyap Anadolu Teknik Lisesi baya avantajlı gibi görünse de, okul bitimine yakın fabrikaların kapatılması kırsal alan olan şehrin dışına taşınması ve benim şehrin göbeğinde büyümüş bu düzene alışmış olmam kararlarımın değişmesindeki en büyük kırılma noktası oldu.
Geldik üniversite hayatıma; öncelikli hedefim yurt dışı oldu fakat babamın önce kabul edip sonra vazgeçmesi sonucunda yine bir değişikliğe gidildi ve benim asla değişmeyen üniversiteyi ailemin yanında okumayacağım düşüncem oldu.
İstanbul yazmadı demesinler diye hiç tutmayacağını bildiğim alakasız İstanbul’da ve özel üniversite olan hemşirelik ve ebelik bölümlerini ilk üç tercihe yazıp, liseye başladığımdan beri yurt dışı olmazsa İzmir olur diye düşündüğüm için Ege Üniversitesini yazdım ve kazandım.
Hayatımda yaptığım en iyi şeyler listesine adını yazdıran bir süreç oldu benim için. 2 yıl boyunca kabuğumdan çıktığım çok fazla değiştiğim,kendimi korumak için girdiğim fanustan çıkma cesaretini topladığım anlatmakla bitmeyecek kadar dolu dolu bir okul hayatım oldu.
Ve üniversiteyi de bölüm birincisi olarak bitirmenin haklı gururu ile mezun oldum. (Buraya yazmak dışında bana hiç bir faydası olmadı.)
Mezun oldum dediğim anda başladı aslında hayat… ve ben öğrenci olmaya doymadığım için hala okumaya devam ediyorum…


